Susam Sokağı

susam Susam SokağıOkulöncesi eğitimin nerdeyse duyulmadığı yıllarda (bırakın okul öncesi eğitimi eğitim namına pek birşeyin olmadığı yıllarda) birçok çocuk  “büyük-küçük” ,”alt – üst” , “sevgi-saygı”  kavramlarını harfleri, sayıları, öteyi, beriyi, kenarı Susam Sokağı’ndan öğrendi.

‘On bir, on iki hi hii hihii hi hi hi’ diye biten şarkının sözleriyle kaç çocuk on ikiye kadar saymayı öğrendiği tahmin etmek çok zor. Edi ile Büdü’nün çekişmelerini, Minik Kuş’u, Kırpık’ı, mahallenin Zehra Teyze’sini, Tahsin Amca’sını, Zeynep Abla ve Hakan Abi’yi unutamadık!

Uzun zamandır televizyonda adını bile göremediğimiz bir programın hâlâ hatırlanıyor olması, dönemin çocuklarının otuzuna geldikten sonra bile Edi ve Büdü’yü duyunca şenlenmesi, jenerik müziğinin bile hâlâ dilden dile dolaşması, Susam Sokağı’nı bir başyapıt yapmaya yetmez mi?

Hala aklımızda unutulmazlar arasındayken, Susam Sokağı’nın kırkıncı yılını unutamazdım. Bu bahaneyle şanslı çocuklar olduğumuzu hatırlayalım istedim. Şimdikiler için böyle program bulunmuyor, şimdikiler izdivaç programlarını izliyor sabahları, karı koca tartışmalarını izliyor, yetenek programlarını izliyor, şarkıcı türkücü seçme yarışmalarını izliyor.

Susam Sokağı’nın kısa tarihi

Amerika’da Sessame Workshop tarafından 1969 yılında hayata geçirilen ve orijinal adı Sessame Street olan programın asıl amacı eğitimden yoksun kalan çocukların eğitim açlığını gidermektir. Amerika’da büyük ilgiyle karşılanan program 1980′li yıllarda CTW ve TRT’nin ortaklığıyla Türkiye’ye uyarlanır. Bu uyarlama o kadar güzel yapılır ki birçok izleyici Susam Sokağı’nın aslında bir uyarlama olduğunu bilmez bile. Sessame Street bir akademiyle yarışacak birikime de sahiptir. Hazırlık aşamasında programın tüm kadrosu çocuğa ilişkin doğrular konusunda eğitime alınır. Daha o dönemde Türkiye’de çok da konuşulmayan eğitim ilkeleri ve gizil öğrenme, programın ana dayanaklarını oluşturur.

Susam Sokağı tekrar başlasın diyen binlerce insan bulmak çok kolay, çocukluğumuzun o masumiyetini bize hatırlatan bir mihenk taşı artık o. Keşke şimdi de böyle şeyler olsa da, çocuklarımız televizyon karşısında eriyip gitmese.
“tırtıllar asla asla asla asla asla kahverengi bot giymez” diyorum ve Susam Sokağı yapımcılarına teşekkür ediyorum.  :)


Tarih: 29 Kasım 2009 - 10:08
477 defa okunmuş.


Yorum Yapmak İster Misin?

(*) Yıldızlı kısımları doldurmak zorundasın. He birde Türkçe yazmaya çalış, yoksa onaylamıyoruz.