Seçim yapmanın verdiği huzur?
Yaklaşık 15 yaşına kadar kararlarımızı, tercihlerimizi genelde ailemiz yapar bizim yerimize. Bunun verdiği manevi bir rahatlık vardır, çünkü seçimlerin getireceği tüm olumsuz tepkiler sizi teğet geçer. Çünkü seçimi siz yapmamışsınızdır. Yaşınız büyüdüğünde artık seçim yapma sırası size gelmiştir. Yapacağınız her hareketin sorumlusu artık sizsinizdir. Aldığınız kararlar hayatınızı yönlendirirken artık geminin kaptanı olduğunuzun farkına varırsınız.
Seçim yapmak ikilemde kalmak gibi oluyor hayatta. O yüzden hoşlaştığımız birşey değil. Neden seçim yapmak zorunda kalalım ki? Sebebi herşeyin bizim elimizde olmamasından kaynaklanıyor. Kontrolümüzün dışında gerçekleşen o kadar çok şey var ki.
Bugüne kadar yaptığım birçok seçim var, yanlış veya doğru. Geriye bakınca pişman olduğum şeyler, keşke ile başlayan cümleler var, ki olmamasını arzulardım. Kendimi iyi ifade edememenin meydana getirdiği sorunlar, geçmişin elimize tutuşturduğu problemler ve daha cabası…
Yaptığım tercihten ya pişman olursam? Ya doğru olan o seçemediğim ise… Diğer türlü yapsaydım hayatım şimdi nerede olurdu? gibi birsürü cümle içinde siz de kayboluyorsanız eğer, gelin yanıma siz de bendensiniz.
İşin içine eğer duygularımız da girerse o zaman çok kötü şekilde ayağımız kayabiliyor. Mantıklı olanı düşünmenin en zor olduğu anlar olabiliyor.
Bazen düşündüğüm tek şey uzaklaşmak, kimseye hesap vermeden, kimseye sebebini,nedenini, düşüncelerini anlatmadan.. ve hatta düşünmeden. Ceketimi alıp gitmek. Sessizliğin merkezine, elini uzatan herkesin bana değemeyeceği bir yere, kaldırımlar üzerinden minik adımlarla gitmek.
Necip Fazıl’ın yazdığı gibi;
Sokaktayım, kimsesiz bir sokak ortasında;
Yürüyorum, arkama bakmadan yürüyorum.
Yolumun karanlığa saplanan noktasında,
Sanki beni bekleyen bir hayâl görüyorum.
Bana düşmez can vermek, yumuşak bir kucakta.
Ben bu kaldırımların emzirdiği çocuğum!
Aman, sabah olmasın, bu karanlık sokakta,
Bu karanlık sokakta bitmesin yolculuğum!
Uzanıverse gövdem, taşlara boydan boya,
Alsa buz gibi taşlar alnımdan bu ateşi.
Dalıp, sokaklar kadar esrarlı bir uykuya.
Ölse kaldırımların kara sevdalı eşi.
Hayatımızdaki tüm seçimlerimizin gelecekte “keşke” diye anılmaması dileğiyle…
-Sinan ERDİNÇ-
267 defa okunmuş.



