<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sinan Erdinç</title>
	<atom:link href="http://www.sinanerdinc.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.sinanerdinc.com</link>
	<description>işte böyle düşüncelerim var</description>
	<lastBuildDate>Mon, 08 Mar 2010 12:55:10 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.1</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Deadlock</title>
		<link>http://www.sinanerdinc.com/deadlock/</link>
		<comments>http://www.sinanerdinc.com/deadlock/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 08 Mar 2010 12:55:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sinan Erdinç</dc:creator>
				<category><![CDATA[Programlama]]></category>
		<category><![CDATA[Teknoloji ve İnternet]]></category>
		<category><![CDATA[Deadlock]]></category>
		<category><![CDATA[Dependable Systems]]></category>
		<category><![CDATA[Dimmunix]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sinanerdinc.com/?p=689</guid>
		<description><![CDATA[İnternet  dünyasında mutlu mutlu dolanırken girdiğiniz bir sitede birden, oradan-buradan yüz adet pencere çıkar, tarayıcınız bir anda  iptal olur ya, bir de uygulama hatası verir ya, hatta hemen program yaratıcısına  bir hata raporu yollanmanız istenir ya üstüne bir de… Ben hep yollarım açıkçası.  Tekrar aynı hatayla karşılaştığımda ise acı gerçek -bildiğim [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" title="deadlock" src="http://www.bilisimdergi.com/upload/Image/mart2010/9-2.jpg" alt="9 2 Deadlock" width="274" height="181" />İnternet  dünyasında mutlu mutlu dolanırken girdiğiniz bir sitede birden, oradan-buradan yüz adet pencere çıkar, tarayıcınız bir anda  iptal olur ya, bir de uygulama hatası verir ya, hatta hemen program yaratıcısına  bir hata raporu yollanmanız istenir ya üstüne bir de… Ben hep yollarım açıkçası.  Tekrar aynı hatayla karşılaştığımda ise acı gerçek -bildiğim halde – bir tokat  gibi tekrar tekrar çarpar suratıma: Evet, kimse benim hata raporlarımı  önemsemiyor!</p>
<p>Bu hayal kırıklıklarını gidermek için,  İsviçre’de bulunan EPFL’deki (École Polytechnique  Fédérale de Lausanne-İsviçre’deki iki federal teknoloji enstitüsünden biri) Dependable Systems Laboratuvarı yeni bir IT aracı geliştirdi: DIMMUNIX</p>
<p><strong>Deadlock bağışıklığından  başlayalım:</strong></p>
<p>Deadlock bağışıklığı, deadlock’tan bir kere nasibini almış programların ileride  yine karşılaşabilecekleri deadlock sorunlarını önleme yeteneğinin  geliştirilmiş halidir. Bildiğimiz bağışıklık yani.</p>
<p>İşte, Dimmunix ise yazılım sistemlerine &#8211; programcılardan ya da  kullanıcılardan hiçbir desteğe ihtiyaç duymaksızın-  deadlocklara karşı bağışıklık sistemi kazandıran bir araçtır.</p>
<p>Dimmunix, hatalardan öğreniyor, kendi  kendine yetiyor ve aynı hatayı bir daha kesinlikle tekrar etmiyor. (Bir sürü pencerenin Web tarayıcınıza hücum etmesi sonucu tarayıcınızın çökmesi mesela.)</p>
<p>Dimmunix, EPFL’deki Dependable Systems Laboratuvarı’nda geliştirildi fakat şu anda laboratuvarın resmi sitesinde açık kaynak olarak erişimi mümkün.  Dimmunix, teori dışında pratikte de sistemlere uygulandığında (JBoss, MySQL,  ActiveMQ, Apache HTTPD, MySQL JDBC, Java JDK, Limewire gibi) en düşük  performanstayken bile etkili bir şekilde çalıştığını kanıtladı. Örnek vermek gerekirse  100 hatanın tümünü savuşturmayı başardı. Çok iyi değil mi?</p>
<p><strong>Peki nasıl işliyor?</strong></p>
<p>“Başarısızlık bağışıklığı” olarak  adlandırılan yaklaşım, bugla ilk karşılaştığında çalışmaya başlıyor. Bir nevi bugın imzasını kaydediyor,  daha sonra bilgisayarın verdiği reaksiyonu gözlemliyor ve tüm bunları tek bir  iz olarak kaydediyor. (Mesela; bir Web sayfasında gezerken karşımıza çıkan  bir dosyaya tıklıyoruz, açıyoruz ve tam bu anda sayfa Flash’ı çağırıyor, o anda  bir şeyler oluyor vee tarayıcımız kilitlenip kalıyor.) Sonraki seferde ise Dimmunix aynı hatayı tanıyor, araya  giriyor ve uygulamayı sorunsuzca çalıştırıyor. Böylece o sinir bozucu  deadlocklardan kurtulmuş oluyoruz.</p>
<p>Dimmunix ile Web tarayıcımız virüsle  karşılaştığında donup kalmamayı öğreniyor.</p>
<p>Dimmunix ekibinin lideri Prof. George  Candea (bir MIT ve Stanford geçmişi olan Roman bilim adamı) sistemi, insan bağışıklık sistemine  benzetiyor ve şöyle devam ediyor:</p>
<p>“Vücudumuz bir kere enfekte olduğunda bağışıklık sistemi antikor üretiyor. Sonrasında, bağışıklık  sistemi aynı patojenle bir kez daha karşılaştığında vücut onu tanıyor ve en  etkili şekilde hastalıkla nasıl savaşabileceğini biliyor. Bu da onun gibi.”</p>
<p>“Dimmunix, kodlanmış bir şeyi  değiştirmeye ya da hataları tamir için uğraşmıyor. Programa hiç karışmıyoruz aslında. Dimmunix’in yaptığı, programı detay detay analiz edip, deadlocklara kapılmadan çalışması için yönlendirmek.”  diyerek devam ediyor Candea.</p>
<p>Dimmunix’in son sürümü ise bir adım daha  ileri gitmiş. Cloud computing olayından esinlenerek başka bir sisteme bağlı bir merkezden aldığı bilgi  ve deneyimlerle, tamir ve bug raporlarını diğer sistemlerle paylaşabiliyor.</p>
<p>Tabii ki bu ortak çalışma birçok riski  beraberinde getiriyor. (Gizliliğin himayesi, daha etkili saldırılar vs.) Prof. Candea,  gizlilik  için endişe olmadığını çünkü deadlock izlerinin sadece uygulamanın parmak izini taşırmışçasına davrandıklarını, bilgi içermediklerini söylüyor.</p>
<p><strong>Kaynaklar:</strong></p>
<ul>
<li><a href="http://www.wired.co.uk/news/archive/2010-01/28/dimmunix-a-crowdsourced-immune-system-for-computers.aspx">http://www.wired.co.uk</a></li>
<li><a href="http://dslab.epfl.ch/proj/dimmunix">http://dslab.epfl.ch/</a></li>
<li><a href="http://www.physorg.com/news183808908.html">http://www.physorg.com/</a></li>
<li><a href="http://www.bilisimdergi.com/" target="_blank">Bilişim Dergi</a></li>
</ul>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sinanerdinc.com/deadlock/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bilgi Herşeydir</title>
		<link>http://www.sinanerdinc.com/bilgi-herseydir/</link>
		<comments>http://www.sinanerdinc.com/bilgi-herseydir/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 07 Mar 2010 12:35:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sinan Erdinç</dc:creator>
				<category><![CDATA[Böyle Şeyler Düşünüyorum]]></category>
		<category><![CDATA[Teknoloji ve İnternet]]></category>
		<category><![CDATA[bilgi herşeydir]]></category>
		<category><![CDATA[freehand]]></category>
		<category><![CDATA[Macromedia]]></category>
		<category><![CDATA[QuarkXpress]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sinanerdinc.com/?p=687</guid>
		<description><![CDATA[Bilgi  toplumunda yaşıyor olmanın getirdiği gereklilik yaşam boyu öğrenimin esasını oluşturarak, beraberinde kurumlarda da kendisini hissettirmeye başlamıştır.“İçinde yaşadığımız yeniçağda, zenginlik bilginin ürünüdür. Bilgi, ekonominin  başlıca hammaddeleri ve en önemli ürünleri haline gelmiş bulunuyor. Günümüzde  zenginlik yaratmak için gerek duyulan sermaye varlıkları arazi, bedensel emek,  imalat aletleri ve fabrikalar değildir. Bunların yerini [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bilgi  toplumunda yaşıyor olmanın getirdiği gereklilik yaşam boyu öğrenimin esasını oluşturarak, beraberinde kurumlarda da kendisini hissettirmeye başlamıştır.“İçinde yaşadığımız yeniçağda, zenginlik bilginin ürünüdür. Bilgi, ekonominin  başlıca hammaddeleri ve en önemli ürünleri haline gelmiş bulunuyor. Günümüzde  zenginlik yaratmak için gerek duyulan sermaye varlıkları arazi, bedensel emek,  imalat aletleri ve fabrikalar değildir. Bunların yerini bilgi almış  durumdadır.” (Thomas A. Stewart)</p>
<p><img class="alignleft" title="bilgi toplumu" src="http://www.bilisimdergi.com/upload/Image/mart2010/10-1.jpg" alt="10 1 Bilgi Herşeydir" width="250" height="229" />Teknolojinin gelişmesiyle birlikte birçok  ülke, gelişmişlik düzeyini devam ettirmek ve maksimize edebilmek amacıyla, teknolojiye, bilimsel  çalışmalara ve özellikle de insana yatırım yapılmasına önem vermekte ve bu alandaki çalışmalarına artan bir hızla devam etmektedir. Küresel rekabet hem  ülkeler hem de kurumlar düzeyinde devam ederken rekabetin temeline hız, maliyet ve  kalite yerleşmiş durumdadır. Ayrıca bu yapı içerisinde bilgi de önemli bir rol üstlenmektedir. Bilgi toplumunda yaşıyor olmanın getirdiği gereklilik  yaşam boyu öğrenimin esasını oluşturarak, beraberinde kurumlarda da kendisini hissettirmeye başlamıştır. Hammaddeleri elde tutmak değil, bilginin ve  bilgi teknolojilerinin elde tutulması ülkeler ve işletmeler için yeni gerçek  kabul edilmektedir.<br />
İşletim sistemlerinin gelişmesi, bilgisayarların güçlenmesi, kişisel  bilgisayar kullanımının yaygınlaşması ve hayatı kolaylaştırmasıyla beraber yeni  bilgi alanları da ortaya çıkmış, bireylerin ve işletmelerin ihtiyaçlarına  yönelik yazılımlarda gelişmeye başlamıştır. Bugün birçok yazılım gündelik  hayatımıza girdiği gibi istisnasız bütün iş dallarında kullanılmaktadır. Günümüzde  her işletme bulunduğu sektöre, kendi koşul ve gereksinimlerine uygun ihtiyaç duyduğu yazılıma yatırım yapabilmektedir. Elle yapılan birçok iş,  teknolojideki bu hızlı değişimden ve beraberindeki gelişmeden etkilenmiş, işin daha  hızlı ve daha kısa bir sürede yapılması sağlanarak zamandan ve kaynaktan tasarruf edilmesi sağlanmıştır.<br />
Ağ teknolojilerinin gelişmesiyle beraber, bilginin kişi ve kurumlar  arasında etkin bir şekilde paylaşılması iş verimliliğinde artış sağlamakta ve  elde edilen bilgi mekândan ve zamandan bağımsız değere  dönüştürülebilmektedir. Burada önemli olan kişi veya kurumların kendi sektörlerine uygun sistemi  veya ihtiyaç duydukları yazılımı doğru bir şekilde seçebilmeleridir.</p>
<p><img class="alignleft" title="kitap, bilgi, teknoloji" src="http://www.bilisimdergi.com/upload/Image/mart2010/10-2.jpg" alt="10 2 Bilgi Herşeydir" width="293" height="251" />Günümüzde tek bir yazılımla da her şey  halledilebilir demek mümkün değildir. Farklı alanlardan örnekler verelim. Adobe ailesinin resim işleme,  tasarım ve grafik üzerine kurulmuş, vektörel tabanlı bir resim düzenleme yazılımı  olan photoshop programı ile düşündüklerinizi ekrana yansıtabilirsiniz. Ancak  bir tasarımcının Photoshop dışında diğer tasarım programlarını da çok iyi  bir şekilde kullanabilmesi gerekir. Mesela Macromedia ailesinin kartvizit  logo, yazı mizanpaj olarak kullanılan <a href="http://www.sinanerdinc.com/tag/freehand/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with freehand">Freehand</a> veya katalog, broşür ve amblem çalışmaları için kullanılan Corel Draw yazılımı gibi. Bunların dışında  kitap tasarım olanaklarını kullanarak uzun belge projelerinde kolaylık  sağlayan QuarkXpress programlarını kullanabiliyor olmakta tasarım sektöründe yer  alan firmaların ve bu sektörde görev alanların bir adım öne çıkmasını  sağlamaktadır. Bu listeyi daha da genişletmek isteyenler baskı, multimedia ve grafikler  için hazırlanmış Adobe Illstrator programını veya son yıllarda dergilerin, gazetelerin, kitap yayıncılarının ve reklam acentelerinin tercih ettiği Indesign programını da tercih etmelidirler.</p>
<p>Başka  bir örnek, donanım ve yazılım sektöründeki gelişmelere bağlı olarak mimari yazılımlarda da ilerleme kaydedilmiş olmasına verilebilir.  Öncesinde elle hazırlanması haftalar süren paftalar, mimari yazılımların  gelişmesine paralel olarak daha kısa sürede ve daha az zamanda hazırlanabilir hale  geldi. İki boyutlu çizimden 3 boyutlu modellemeye geçildi. Bunun sonucunda  hazırlanan iki boyutlu çizim 3 boyuta dönüştürülmekte, otomatik olarak kesitleri alınabilmekte, malzeme ve ışık etkisiyle foto gerçekçi resimler elde edilebilmektedir. Örneğin Autodesk firmasının ürettiği AutoCAD yazılımı  ile 2 boyutlu çizimleri kısa zamanda oluştururken, 3ds max yazılımıyla gerçek  hayatta olabilen ama gerçekte olmayan tasarımları yapma olanağı elde  edilebilmektedir. Bu ve sayısını artırabileceğimiz diğer yazılımlar örneğin birçok mimarın  tercih ettiği ArchiCAD, ADT Revit, ya da makine mühendislerinin ve  teknikerlerinin daha çok tercih ettiği MDT- Inventor veya Solidworks, ya da harita mühendislerine ve teknikerlerine hitap eden NetCAD, ArcView GIS gibi yazılımlar, üniversite diplomasını tamamlayan tüm teknik kişilerin iş  hayatı için ön koşul olmuştur. Aynı şekilde İnşaat Mühendislerinin teknik  bilgilerini tamamlayan SAP2000, STA4-CAD, Primavera yazılımlar da ihtiyaç haline  gelmiştir.<br />
Sonuç olarak; ileriyi gören, orta ve uzun vadeli hedeflerini  oluştururken ve planlama yaparken ihtiyaç duyulan yazılımı önceden belirleyen,  teknolojiyi doğru kullanan, veriyi kullanılabilir bilgiye dönüştürebilen, bu  çabaların ve yatırımların uzun vadede fazlasıyla geri döneceğini tahmin edebilen kişi  ve kurumların ön plana çıkacağını tahmin etmek zor olmasa gerek.</p>
<p><a href="http://www.bilisimdergi.com" target="_blank">Kaynak</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sinanerdinc.com/bilgi-herseydir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Moral Bozukluğu ve 31</title>
		<link>http://www.sinanerdinc.com/moral-bozuklugu-ve-31/</link>
		<comments>http://www.sinanerdinc.com/moral-bozuklugu-ve-31/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 04 Mar 2010 23:03:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sinan Erdinç</dc:creator>
				<category><![CDATA[Film,Kitap,Oyun,Fotoğraf v.s.]]></category>
		<category><![CDATA[Dirty Cheap Creative]]></category>
		<category><![CDATA[mastürbasyon]]></category>
		<category><![CDATA[moral bozukluğu ve 31]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sinanerdinc.com/?p=685</guid>
		<description><![CDATA[Moral Bozukluğu ve 31,  Dirty Cheap Creative tarafından çekilen uzun metraj bir yerli komedi filmi. Film sadece 1  günde çekilmiş ve !f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali’nde  gösterilmiş. Filmin bizi ilgilendiren en önemli özelliği ise, internette  ücretsiz dağıtılan ilk uzun metraj Türk filmi olması.
Filmi ve soundtrack’ini indirmek isteyenler www.moralbozukluguve31.com adresinden BitTorrent, RapidShare [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" src="http://www.webrazzi.com/wp-content/uploads/2010/03/mbv31afis_small-214x300.png" alt="mbv31afis small 214x300 Moral Bozukluğu ve 31" width="280" height="391" title="Moral Bozukluğu ve 31" /><strong>Moral Bozukluğu ve 31</strong>,  <a href="http://www.dirtycheapcreative.com/">Dirty Cheap Creative</a> tarafından çekilen uzun metraj bir yerli komedi filmi. Film sadece 1  günde çekilmiş ve <a href="http://2010.ifistanbul.com/tr/Movie/moral-bozuklugu-ve-31" target="ifist">!f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali</a>’nde  gösterilmiş. Filmin bizi ilgilendiren en önemli özelliği ise, internette  ücretsiz dağıtılan ilk uzun metraj Türk filmi olması.</p>
<p>Filmi ve soundtrack’ini indirmek isteyenler <a href="http://moralbozukluguve31.com/">www.moralbozukluguve31.com</a> adresinden BitTorrent, RapidShare ve Usenet linklerine ulaşabiliyor.</p>
<p>İnternet; film ve müzik gibi dijital eserlerin dağıtılması için eşsiz  bir platform. Kâr amacı gütmeyen kısa filmlerle ya da amatör  sanatçıların demo albümleriyle internette sık sık karşılaşıyoruz, ama  uzun metraj filmler için aynı şeyi söylemek pek mümkün değil. Özellikle  yerli yapımlar söz konusu olduğunda, <strong>Moral Bozukluğu ve 31 </strong>bu  konuda bir ilk olma niteliğine sahip.</p>
<h3><strong>Bir mastürbasyon destanı</strong></h3>
<p><strong>filmin konusu şöyle,</strong></p>
<p style="padding-left: 60px;">Moral Bozukluğu ve 31, gerçek anlamda “şey”inin derdine düşmüş iki  gencin öyküsü. İkisi de 25 yaşına gelmiş, ancak henüz bir kadınla  beraber olmamış olan Ege ve Kerem bol bol mastürbasyon yaparak mutlu bir  hayat yaşamaktadırlar. Ama bir gün, Eros çıkagelir ve iki genç adama,  bir hafta içinde bir kadınla beraber olamazlarsa penislerini keseceğini  söyler. Ege ve Kerem, acilen sevişebilmek için amansız bir mücadele  içerisine girerler. Film, her şeyden önce doğallıyla öne çıkıyor; iddia  üzerine sadece bir günde yapılan çekimler için oyunculara her sahnenin  genel hissi tarif edilmiş ancak diyalogların doğaçlama gelişmesine izin  verilmiş. İlk defa bir filmde oynayan başrollerdeki Ozan Özcan ve Deniz  Alnıtemiz ise komik, naif ve çoğu zaman zavallı halleriyle, hafızalardan  silinmeyecek yerli “Flight of the Conchords” kıvamındalar bir nevi.</p>
<p>Öncelikle, Moral Bozukluğu ve 31’in son derece eğlenceli bir komedi  olduğunu belirteyim. Filmin konusu cinsellik üzerine olmasına rağmen  filmde çok fazla küfür yok. Tabii “festival filmi” diye bir sanat filmi  beklemem lazım; zira film sanatsal değil ama komik! Film hakkında çok  fazla detaya girmeye gerek yok, zaten oldukça interaktif ve  izleyicilerle iç içe olan web sitesinde filmin yapımıyla ilgili epey  bilgi ve kamera arkası görüntüleri bulabilirsiniz.</p>
<h3><strong>1 ayda 100 bin indirme bekleniyor</strong></h3>
<p>Filmin yapımcısı Ali Yorgancıoğlu’ya da filmin dağıtım stratejisi  üzerine birkaç soru sorduk…</p>
<p><strong>Filmi ve sountrack’ini internetten dağıtmak ücretsiz dağıtmak  cesaret isteyen bir iş. Gördüğümüz kadarıyla, şimdilik, yurt dışında  çok popüler hâle gelmiş, albümleri milyonlar satmış sanatçılar  dinleyicilerine bir jest olarak yeni albümlerini ücretsiz dağıtabiliyor.  Çoğu sanatçı ve filmci ise henüz bunu yapmaktan çekiniyor. Sizce bunun  sebebi maliyetler mi? Siz bu ücretsiz dağıtım fikrine nasıl karar  verdiniz ve cesaret ettiniz?</strong></p>
<p>Bilginin dağıtım ve pazarlama sistemlerini pas geçerek açık bir  şekilde paylaşılmasının ilginç ve üzerinde deney yapmaya değecek kadar  önemli bir konu olduğunu düşünüyorum. Mevcut sistem içerisinde gelir  elde eden yapıların bunu denemesi zaten saçma olurdu. Böyle bir denemeyi  sistem içinde kaybedecek bir şeyi olmayan bizim gibi yeni bir oluşum  deneyebilirdi. Ben bunu büyük bir cesaret olarak görmüyorum bu arada.  İzleyiciye tek ulaşabileceğimiz yol bu olduğundan böyle yaptık.  Dediğiniz gibi dünyada yaratıcı eserlerin ücretsiz dağıtılmasıyla ilgili  denemeler var. Yapımcılar ve dağıtımcılar, müzik endüstrisinde yakın  tarihte olduğu gibi, geleneksel gelir kaynaklarını sorgulamak ve  değiştirmek zorunda kalacaklar. Değişimi takip etmenin en iyi yolu da  değişimin içinde yer almak.</p>
<p>Maliyet konusunda ticari filmlerle karşılaştırılmamız mümkün değil.  Bizim standartlarımız bir günde yapabildiğimizle sınırlıydı. İnsanlardan  bir şeyi bilet alıp izlemesini beklediğinizde standartları belirli bir  seviyenin üzerinden tutmak gerekiyor sanıyorum. Moral Bozukluğu ve 31’in  piyasada yer alan filmlerle karşılaştırılmasının onlar için de bizim  için de haksızlık olduğunu düşünüyorum. Gördüğüm kadarıyla bu filmi  düşük bir beklentiyle izleyenler daha çok keyif alıyorlar.</p>
<p><strong>Filminizi BitTorrent, RapidShare ve Usenet ortamlarında  paylaşıma sundunuz. Benim gördüğüm kadarıyla korsan film forumlarında da  çeşitli şekillerde paylaşılmaya başlanmış. Ayrıca filminizi korsan  DVD’ciler aracılığıyla dağıtıma sunmayı planlıyorsunuz. Kısacası, filmin  dağıtımını tamamen serbest bıraktınız. Gördüğüm kadarıyla kendi dağıtım  kanallarınızın yanı sıra filminiz korsan film forumları başka olmak  üzere çeşitli sitelerde de paylaşılmaya başlanmış. Sanırım ciddi bir  izlenme sayısına ulaşmışsınızdır. Şimdiye dek aldığınız tepkiler nasıl?</strong></p>
<p>Korsan DVD’cilere DVD olarak dağıtıyoruz. Bu kişilerle finansal bir  bağımız yok. Fikir hakları ihlaline karşıyız ama bizim için bu durum  zaten geçerli değil. Oldukça yüksek sayıda download var ilk 10 gün  içinde. Kurtlar Vadisi’nin altında, Ezel’in üstünde yer alıyor şimdilik  Bitturk’ün en aktif dosya listelerinde. Bu ay sonuna kadar takip  edebildiğimiz kaynaklarda 100.000 indirmeyi bulacak gibi görünüyor.  Korsanı takip edemiyoruz. Burada da satışların iyi olduğu kulağımıza  geliyor. Bazı korsan DVD stantlarının en çok satan filmi olmuş  durumdayız.</p>
<p><strong>Filmin prodüksiyonunu üstlenen Dirty Cheap Creative başka  neler yapıyor?</strong></p>
<p><a href="http://www.dirtycheapcreative.com/">Dirty Cheap Creative</a> film ve animasyon yapan, ağırlıklı olarak dijital mecralara yönelik  işler üreten yaratıcı bir yapımevi. Geleneksel reklam ajansları ve  interaktif ajanslarla markaları için film ve animasyonlar üretmek  konusunda çalışıyoruz. Moral Bozukluğu ve 31 ile başlayan içerik üretme  konusundaki çalışmalarımız şu anda Küçük Hesaplar adlı bir sitcom  projesi ile sürmekte. Pilot çekimleri tamamlandı. Bu ay ortasında  televizyon kanallarıyla bu projenin yayını için görüşmeye başlamak üzere  çalışıyoruz.</p>
<p><img class="alignleft" title="moral bozukluğu ve 31" src="http://www.webrazzi.com/wp-content/uploads/2010/03/mbvo.jpg" alt="mbvo Moral Bozukluğu ve 31" width="650" height="366" /></p>
<p>Kaynak: <a href="http://www.webrazzi.com/2010/03/04/internetin-ilk-uzun-metraj-yerli-filmi-moral-bozuklugu-ve-31/" target="_blank">Webrazzi</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sinanerdinc.com/moral-bozuklugu-ve-31/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>TPAO&#8217;da Staj Yapmak</title>
		<link>http://www.sinanerdinc.com/tpaoda-staj-yapmak/</link>
		<comments>http://www.sinanerdinc.com/tpaoda-staj-yapmak/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 19 Feb 2010 14:55:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sinan Erdinç</dc:creator>
				<category><![CDATA[Böyle Şeyler Düşünüyorum]]></category>
		<category><![CDATA[tpao]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye petrolleri]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye petrolleri staj]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye petrolleri staj başvuruları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sinanerdinc.com/?p=684</guid>
		<description><![CDATA[Geçtiğimiz yaz TPAO&#8217;da staj yaptığımı birçok kere yazmıştım bana gelen maillerden sonra biraz bilgi vermek istedim. İlk önce Türkiye&#8217;nin en iyi kurumlarından biri olan TPAO&#8217;da staj yapmak çok faydalı birşey, gerek imkanları gerek gelecekteki referansları harikulade. Staj yapmak için size verilen bir formu doldurmanız gerekiyor, form üzerinde referans yazmanızı isteyecekleri bir yer var, referans yazmazsanız [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" title="Türkiye Petrolleri" src="http://img80.imageshack.us/img80/1483/tpao.jpg" alt="tpao TPAOda Staj Yapmak" width="120" height="115" />Geçtiğimiz yaz TPAO&#8217;da staj yaptığımı birçok kere yazmıştım bana gelen maillerden sonra biraz bilgi vermek istedim. İlk önce Türkiye&#8217;nin en iyi kurumlarından biri olan TPAO&#8217;da staj yapmak çok faydalı birşey, gerek imkanları gerek gelecekteki referansları harikulade. Staj yapmak için size verilen bir formu doldurmanız gerekiyor, form üzerinde referans yazmanızı isteyecekleri bir yer var, referans yazmazsanız işiniz Allah&#8217;a kalmış <img src='http://www.sinanerdinc.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' title="TPAOda Staj Yapmak" />  şaka bir yana referans yazılmazsa tabii ki yazılandan 1-0 geride başlıyorsunuz. Çok gitmek isteyen varsa eğer referans olabilirim <img src='http://www.sinanerdinc.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' title="TPAOda Staj Yapmak" /> </p>
<p>Eğer kendiniz TPAO Ankara binasına giderseniz orada yüzyüze görüşürseniz staj yapmak istediğinizi, girmemeniz için bir neden yok. Ben belgeyi faxlayım diyorsanız güzel bir referansınız olmalı. Elden verirseniz daha yararlı, ben elden vermiştim. Bu işlere Osman Er bakıyor, sohbeti de çok kaliteli bir insandır onunla görüşebilirsiniz 18. katta olması lazım yanlış hatırlamıyorsam.</p>
<p>Kabul edildiğinizi TPAO&#8217;nun sitesinden öğreniyorsunuz açıklıyorlar orada. 1. ve 2. grup diye birşey var, ilk grup haziranın sonunda başlıyor, ikincisi ağustosun ortalarında başlıyor sanırım gene arayıp bilgi alabilirsiniz. İlk grupda olmak daha avantajı çünkü mühendisler tatile çıkmamış oluyor birçok kişiden faydalanabiliyorsunuz. 2. grup olarak giderseniz bir mühendise 4-5 stajyer veriyorlar.</p>
<p>Gelelim diğer konulara, size kalacak yer ayarlamıyorlar, kendiniz barınma ihtiyaçlarınız karşılamak zorundasınız. TPAO&#8217;nun karşısında hemen Tahsin Banguoğlu yurdu var günlüğü 5.75 tl ye kalabilirsiniz. Sadece öğlen yemek yemeniz için fiş veriyorlar size. Hiçbir şekilde ücret ödenmiyor.</p>
<p>Arazi projeleri varsa stajyerlerden yollayabildikleri kadar yolluyorlar. Ben Adıyaman&#8217;a gitmiştim. Bayanlar kesinlikle araziye gidemiyor. Erkeklerden de çok isteyen olursa, kura çekiliyor herkes yollanmıyor.</p>
<p>Staja başladığınız ilk 2 hafta kurs veriliyor size birçok konudan, onlar çok faydalı kaçırmamanızı tavsiye ediyorum. Ondan sonrası sıkıcı oluyor biraz, eğer araziye gidebilirseniz, ne okulda nede başka yerde öğrenemeyeceğiniz birçok şey öğreniyorsunuz ki ben çok faydalı buldum. Araziye çıktığım için pişman olmadım hiç. Araziye çıkınca bilet paranızı ve orda kalıp yeme içme ücretinizi karşılıyorlar.</p>
<p>Eğer araziye gitmeyecekseniz ilk haftaki kurslar dışında çok özel bir yer değil TPAO. Sıkılırsınız, akademik olarak not ortalamanıza bakılmıyor, okulu bitirince petrol üzerinde çalışmayacaksanız hiç gitmeyin stajyer olarak boşu boşuna.</p>
<p>Not: Ben jeofizik mühendisi öğrencisi olarak gittim, bu anlattıklarım da jeofizik mühendisleri arkadaşlar içindir, jeoloji,maden veya diğer arkadaşlar için bilgiler eksik veya farklı olabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sinanerdinc.com/tpaoda-staj-yapmak/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Windows 7, 8 ve güvenlik üzerine</title>
		<link>http://www.sinanerdinc.com/windows-7-8-ve-guvenlik-uzerine/</link>
		<comments>http://www.sinanerdinc.com/windows-7-8-ve-guvenlik-uzerine/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 17 Feb 2010 16:21:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sinan Erdinç</dc:creator>
				<category><![CDATA[Teknoloji ve İnternet]]></category>
		<category><![CDATA[win8]]></category>
		<category><![CDATA[windows 8]]></category>
		<category><![CDATA[windows güvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[windows8]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sinanerdinc.com/?p=682</guid>
		<description><![CDATA[Kullanıcıların Windows Vista şokunu Windows 7’nin piyasaya çıkmasıyla henüz yeni yeni atlatmaya başladığı şu günlerde Windows.next yani Windows 8’in piyasaya çıkış tarihi Temmuz 2011 olarak planlandığı söylentileri ortada dolaşmaya başladı. Geçtiğimiz günlerde bir Microsoft çalışanı tarafından yayınlanan blog girdisinde Windows 8 hakkındaki yorumları anında Microsoft tarafından sansürlendi. Microsoft’un Windows Vista öncesinde Longhorn kod adlı sürümün [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" title="windows 8" src="http://kulturmantari.files.wordpress.com/2009/09/windows8.jpg" alt="windows8 Windows 7, 8 ve güvenlik üzerine" width="262" height="262" />Kullanıcıların Windows Vista şokunu Windows 7’nin piyasaya çıkmasıyla henüz yeni yeni atlatmaya başladığı şu günlerde Windows.next yani Windows 8’in piyasaya çıkış tarihi Temmuz 2011 olarak planlandığı söylentileri ortada dolaşmaya başladı. Geçtiğimiz günlerde bir Microsoft çalışanı tarafından yayınlanan blog girdisinde Windows 8 hakkındaki yorumları anında Microsoft tarafından sansürlendi. Microsoft’un Windows Vista öncesinde Longhorn kod adlı sürümün erken duyulması sebebi ile beklentileri yüksek tuttuğu ve bu yüzden Windows Vista’nın başarısız olduğunu düşündüğü için bu tür bir sansürleme yaptığı IT uzmanları tarafından konuşulmakta . Daha akıllı, daha hızlı ve daha kullanıcı dostu olacağı konuşulan Windows 8 Windows 7’ye benzer bir çizgi izleyeceği ancak kullanıcıların tipik Microsoft Windows işletim sistemi beklentilerinden çok çok daha farklı olacağı Microsoft TechNet sayfalarında konuşuluyor.</p>
<p>Windows 7 aslında hataları giderilmiş, düzenlenmiş Windows Vista’dan başka bir şey değil ancak şu ana kadar kullanıcılardan alınan yorumlar ve IT uzmanlarının görüşlerine göre Windows 7 doğru yolda ilerliyor. Windows 7’nin kullanıcılar tarafından çok sevilmesine rağmen bazı kesimler tarafından işletim sistemine para vermek gereksiz olarak görüldüğü için Windows 7 korsan olarak kullanılmakta. Microsoft korsan Windows 7 kullanımını engellemek için çalışmalarına aralıksız devam ediyor, öyle ki yanda yayınlanacak olan Windows Activation Technologies adlı yama piyasadaki mevcut tüm yasadışı Windows 7 etkinleştirme yazılımını devre dışı bırakacak. Windows Activation Technologies, önceki Windows sürümlerinde alınan önlemlerde olduğu gibi korsan Windows 7 kullanan kullanıcıların işletim sistemlerini güncelleştirmelerini engelleyerek bilgisayar kapanış ve açılışında bilgisayarınızın uyarı vermesine sebep olacak. Yazılım korsanlığı artışı ile işletim sistemleri üzerindeki virüs, truva atı ve kötü amaçlı yazılımların arttığını düşünen Microsoft, aynı zamanda bilgisayar ve kişisel bilgi güvenliğini artırmak için orjinal işletim sistemi kullanılması gerektiğini, işletim sistemi güncellemelerinden sadece orjinal yazılım sahibi kullanıcıların yararlanabileceğini duyurularında vurguluyor. Microsoft’dan Jeff Williams tarafından yapılan bir açıklamada korsan işletim sistemi kullanımının yaygın olduğu Rusya, Fransa, Çin, Türkiye ve Brezilya gibi ülkelerde korsan yazılım yamaları nedeni ile kullanıcıların bilgisayarlarına bulaşan trojan, virüs ve kötü amaçlı yazılımların oluştuduğu güvenlik açıkları bu ülkelerdeki veri hırsızlığını arttırdığı belirtiliyor.</p>
<p>Windows 7 her yönü ile satın alınmaya değer bir işletim sistemi ancak ülkemizde olduğu gibi dünyada düşük gelirli bir çok bilgisayar kullanıcısı bulunmakta ve bu kullanıcıların ticari olmayan bilgisayar kullanımlarını destekleyecek bir adım henüz Microsoft tarafından atılmış değil. Microsoft; Windows 7 ile ne kadar olumlu yorumlar alıyor olursa olsun her kesimden ve bütçeden insanı kapsayacak, onların da bilgisayar kullanım alışkanlıklarını geliştirecek, kişisel güvenliklerini sağlayacak bir işletim sistemi seçeneği sunamıyorsa benim gözümde tam anlamıyla başarılı sayılamaz.</p>
<p><a href="http://www.cigicigi.gen.tr/blog/emrah/4-windows-7-windows-8-ve-guvenlik-uzerine.html">Kaynak</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sinanerdinc.com/windows-7-8-ve-guvenlik-uzerine/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Vodafone ile Sigarayı Bırak</title>
		<link>http://www.sinanerdinc.com/vodafone-ile-sigarayi-birak/</link>
		<comments>http://www.sinanerdinc.com/vodafone-ile-sigarayi-birak/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 10 Feb 2010 14:49:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sinan Erdinç</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[alen car sigara kitap]]></category>
		<category><![CDATA[Allen car kitabı]]></category>
		<category><![CDATA[Allen Carr]]></category>
		<category><![CDATA[allen carr vodafone]]></category>
		<category><![CDATA[sigara tiryakiliğine son]]></category>
		<category><![CDATA[sigara tiryakisi]]></category>
		<category><![CDATA[sigaraya son]]></category>
		<category><![CDATA[sigarayı bırakın]]></category>
		<category><![CDATA[sigarayı bırakmanın kolay yolu]]></category>
		<category><![CDATA[vodafon sigara]]></category>
		<category><![CDATA[Vodafone]]></category>
		<category><![CDATA[vodafone ile sigarayı bırak]]></category>
		<category><![CDATA[Vodafone tarife]]></category>
		<category><![CDATA[vodofaon sigara]]></category>
		<category><![CDATA[vodofon sigara]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sinanerdinc.com/?p=680</guid>
		<description><![CDATA[Allen Carr sigara bırakma yöntemi diye birşey varmış, sigara içmediğimden olsa gerek bilmiyorum. İngiltere’de 16 yaşında sigara içmeye başlayan, 33 yıl boyunca günde ortalama 5 paket sigara içen Allen Carr bu yöntemin asıl sahibiymiş. Bilinen tüm yöntemleri denemiş Allen Carr ancak sigaradan kurtulamamış ve Carr en sonunda kendi yöntemleriyle, gereksiz acı çekmeden güzelce sigarayı bırakmayı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" title="vodafone" src="http://www.tekira.com.tr/public_files/images/shop_logos/vodafone.jpg" alt="vodafone Vodafone ile Sigarayı Bırak" width="150" height="150" />Allen Carr sigara bırakma yöntemi diye birşey varmış, sigara içmediğimden olsa gerek bilmiyorum. İngiltere’de 16 yaşında sigara içmeye başlayan, 33 yıl boyunca günde ortalama 5 paket sigara içen Allen Carr bu yöntemin asıl sahibiymiş. Bilinen tüm yöntemleri denemiş Allen Carr ancak sigaradan kurtulamamış ve Carr en sonunda kendi yöntemleriyle, gereksiz acı çekmeden güzelce sigarayı bırakmayı başarmış. Bunun üzerine de “<a href="http://www.sinanerdinc.com/tag/sigarayi-birakmanin-kolay-yolu/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with sigarayı bırakmanın kolay yolu">Sigarayı Bırakmanın Kolay Yolu</a>” yöntemini geliştirip kitap haline getirmiş. Bu kitap 47 dile çevrildikten sonra ve milyonlarca insan tarafından okunmuş. Dünyada 10 milyonun üstünde insanın Allen Carr yöntemleriyle sigara alışkanlığından kurtulduğu tahmin ediliyor. Adama nobel ödülü vermek gerek eğer doğruysa bunlar.</p>
<p>Peki Vodafone ile ne ilgisi var dersek şöyle oluyor, Allen Carr veVodafone, “Sigarayı Bırakma Servisi”ni hizmete soktu. Hizmet kapsamında Allen Carr’ın sigara bırakma yöntemleri abonelere her gün SMS yoluyla gönderilecek. Türkiye’de bir ilk olan bu hizmetten yararlanmak için  “BIRAK” yazıp 6776’e göndermek gerekli.  Size sigarayı bırakmak için tüyolar gelecek yani şöyle yapın böyle yapın diye.</p>
<p>Tabii ki hizmete üye olmanın haftalık bedeli var ve o bedel ise 10 SMS veya 20 kontör. Servise abone olan her beşbininci kişi bir misafiri ile birlikte Kaz Dağları’nda 2 günlük tatil hakkı kazanacak. Ama sevinmeyin genelde garibana çıkmaz böyle şeyler.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sinanerdinc.com/vodafone-ile-sigarayi-birak/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Colgate&#8217;in Blogculara Hediyesi</title>
		<link>http://www.sinanerdinc.com/colgatein-blogculara-hediyesi/</link>
		<comments>http://www.sinanerdinc.com/colgatein-blogculara-hediyesi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 09 Feb 2010 17:22:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sinan Erdinç</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bugünde Bunlar Oldu]]></category>
		<category><![CDATA[bloggerv kampanya]]></category>
		<category><![CDATA[colgate]]></category>
		<category><![CDATA[colgate blog]]></category>
		<category><![CDATA[colgate bloggerv]]></category>
		<category><![CDATA[colgate hediye]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sinanerdinc.com/?p=678</guid>
		<description><![CDATA[Geçen günlerde BloggerV&#8217;den bir mail gelmişti promosyon ürün yollayacağız adresinizi güncellermisiniz diye, bende güncellemiştim tabi. Colgate bloggerlara hassas dişler için geliştirdiği Sensitive Pro Relief göndermeye başlamış. Benimde elime ulaştı. Diş macunu ve ağız bakımını yapan bir sıvı bulunuyor içinde. Halihazırda bir diş macunum olduğundan kullanamadım daha. Ancak gördüğünüz pembe sıvıyı kullandım. 30 saniye ağzınızı çalkalayıp [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;"><img class="alignleft" title="colgate blogger hediye" src="http://lh6.ggpht.com/_x95wAr9LmJ8/S23vnpv-U_I/AAAAAAAABqU/V8j6p5p6RKE/s400/Photo_2.jpg" alt="Photo 2 Colgatein Blogculara Hediyesi" width="400" height="300" />Geçen günlerde BloggerV&#8217;den bir mail gelmişti promosyon ürün yollayacağız adresinizi güncellermisiniz diye, bende güncellemiştim tabi. Colgate bloggerlara hassas dişler için geliştirdiği Sensitive Pro Relief göndermeye başlamış. Benimde elime ulaştı. Diş macunu ve ağız bakımını yapan bir sıvı bulunuyor içinde. Halihazırda bir diş macunum olduğundan kullanamadım daha. Ancak gördüğünüz pembe sıvıyı kullandım. 30 saniye ağzınızı çalkalayıp türüküyorsunuz, zaten 30 saniyeden sonra diliniz yanıyor isteseniz de zorlanıyorsunuz tutmakta.</p>
<p style="text-align: left;"><a href="http://www.colgatesensitiveprorelief.com.tr/" target="_blank">http://www.colgatesensitiveprorelief.com.tr</a> sitesinden daha ayrıntılı bilgiye ulaşabilirsiniz. Teşekkürler BloggerV.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sinanerdinc.com/colgatein-blogculara-hediyesi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>GO Oyunu Nedir?</title>
		<link>http://www.sinanerdinc.com/go-oyunu-nedir/</link>
		<comments>http://www.sinanerdinc.com/go-oyunu-nedir/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 08 Feb 2010 11:41:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sinan Erdinç</dc:creator>
				<category><![CDATA[Film,Kitap,Oyun,Fotoğraf v.s.]]></category>
		<category><![CDATA[çin oyunları]]></category>
		<category><![CDATA[GO game]]></category>
		<category><![CDATA[GO hamleleri]]></category>
		<category><![CDATA[GO nasıl oynanır]]></category>
		<category><![CDATA[GO nedir]]></category>
		<category><![CDATA[GO oyunları]]></category>
		<category><![CDATA[GO oyunu]]></category>
		<category><![CDATA[GO rakip]]></category>
		<category><![CDATA[GO taşları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sinanerdinc.com/?p=676</guid>
		<description><![CDATA[Türkiye de GO oyununu çok fazla bilen yoktur. Geçmişi 4000 yıllık olan, esrarengiz ve büyüleyici bu oyunun kimin tarafından bulunduğu tam olarak bilinmese de, Çin’in bu oyunu doğurduğu pek çok kaynak tarafından doğrulanmıştır.
Weigi ismiyle ortaya çıkan GO hakkında en sağlam söylentiler, Çin imparatoru Shun’un, zeka gerisi oğlunun zekasını biraz geliştirebilmek için böyle bir oyunu türetmiş [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" title="go oyunu" src="http://www.bilisimdergi.com/upload/Image/subat2010/10image2.jpeg" alt=" GO Oyunu Nedir?" width="224" height="227" />Türkiye de GO oyununu çok fazla bilen yoktur. Geçmişi 4000 yıllık olan, esrarengiz ve büyüleyici bu oyunun kimin tarafından bulunduğu tam olarak bilinmese de, Çin’in bu oyunu doğurduğu pek çok kaynak tarafından doğrulanmıştır.</p>
<p>Weigi ismiyle ortaya çıkan GO hakkında en sağlam söylentiler, Çin imparatoru Shun’un, zeka gerisi oğlunun zekasını biraz geliştirebilmek için böyle bir oyunu türetmiş olduğu yönündedir. Oyunu öğrenmek ne kadar kolaysa, GO’yu hayatın bir parçası olarak kabul etmek, oyunda ilerlemek ve rütbe sahibi olmak, bir ömür boyu sürecek kadar meşakkatli ve yorucudur.<br />
GO felsefesi insan hayatından izler taşır. İnsanın hedefine ulaşmak için çizdiği stratejiler bu oyunla özdeşleştirilebilir. Atılgan tavırlı, iradesiz ya da sabırlı olan insanlar özelliklerini GO tahtasına yansıtabilirler. Sonucu da -galibiyet ya da mağlubiyet, her ne olursa olsun- GO tahtasıyla paralel özellikler taşır. Bu yüzden GO felsefesini benimsemiş insanların, galibiyet için stratejik altyapılarını, sadece saldırganlık üzerine değil, ileri hamleleri görerek, kritik hamle olasılıklarını düşünerek kurgulamaları gerekmektedir.</p>
<p>asdsdasPeki, öğrenmesi kolay olan bir oyun neden bu kadar karmaşık olabilir? Bu sorunun yanıtı aslında kolaydır ama neden karmaşık olduğunu anlamak çok zor bir süreçtir. Kolay olmasını matematiksel olarak hesaplayabiliriz. Şekilde gördüğünüz tahta profesyonel GO tahtasıdır.</p>
<p>19&#215;19’luk bu tahtanın ilk taş için 361 hamle olasılığı vardır. 2. taş için ise 360. Satranç oynamayı biliyorsanız eğer, satrançta ilk hamle için 20 olasılık (yarım hamle), ikincisi içinse yine 20 olasılık vardır. Tam hamle için 400 olasılık oluyor dolayısıyla. (Satranç hamle karmaşıklığı bkz[3]) GO için bu karmaşıklık 129.960 olasılık ile hesaplanır. Bu da oyun bitene kadar kat be kat fazla hamle şansınız var demektir. Bu sebeple her şeye rakip olabilen bilgisayarlar yüksek seviye GO oyuncuları için ciddi tehlike teşkil etmiyorlar. Satranç oyunu için geliştirilen yapay zeka oyuncuları bir satranç ustasını seneler önce yenebilmiş olmasına rağmen, uzmanlar <a href="http://www.sinanerdinc.com/tag/go-oyunu/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with GO oyunu">GO oyunu</a> için bunu mümkün kılmıyorlar. Mehmet Karadeniz’in çevirisini yaptığı Richard Bozulich’in kitabında “Bilgisayarlar bugünkünden on kat daha hızlı çalışsa bile, belki biraz daha iyi oynarlar” diye anlatılır. 10 ya da 100 kat bile hızlı çalışma ile yukarıdaki olasılık hesaplamaları için en akıllı bilgisayar programları bile yeteli olmaz. “Bir de GO oyununun sanatsal yanı olduğu düşünülünce sanatın programı yapılamayacağından bir gün bilgisayar GO oynayabilse de güzel bir oyun çıkaramayacaktır” diye yazmıştır.</p>
<p>Oyunun kurallarına geçmeden önce, GO hakkında söylenilecek çok fazla şey olduğunu belirtmek istiyordum. Yazımın sonunda hangi kaynaklardan yararlanabileceğinizi belirttim.</p>
<p><strong>Go&#8217;da Seviyeler</strong></p>
<p><img class="alignleft" title="go oyunu" src="http://www.bilisimdergi.com/upload/Image/subat2010/10image3.png" alt="10image3 GO Oyunu Nedir?" width="162" height="162" />Uzak doğu kültürünün bir parçası haline gelen, çekirge-usta ilişkisinin en eski örneklerinden biri olan “karate”de, yeni başlayanlardan ustalarına kadar öğrencilerin aralarda belirli seviyelere ulaşmaları gerekmektedir. Beyaz kuşaktan siyah kuşağa 7-8 seviyenin her kademesinde öğrencinin ustalığa ne kadar yaklaştığı belirtilir. GO da ise öğrencilik 30. Kyu dan başlar ve ustalığa doğru 9. dan a kadar sürer. Bu süreçte Kyu olmak öğrenci olmak demektir. Farklı seviyelerdeki oyuncular, aralarındaki farkı bilerek oyuna başlarlar. Bu farkı kapatarak daha adil bir oyun oynayabilirler. Bunu da, zayıf olan oyuncunun, tahtaya güçlü olan oyuncu oynamadan aradaki fark kadar taş koymasıyla olur. Bu taşlara <em>handikap </em>denir. Handikap taşları, tahta üzerindeki yıldız noktalarına konulur. En fazla 9 adettir.</p>
<p><strong>Go&#8217;da Kurallar</strong></p>
<p>GO tahtası 9&#215;9, 13&#215;13, 19&#215;19 boyutlarında olabilir.Taş sayısı 19&#215;19 tahta için 180 adet beyaz, 181 adet ise siyah içindir. Taşlar karelerin kesişim noktalarına konularak oynanır. Oyunda amaç taş almak değildir. Alan fethetmektir.  Eğer rakip oyuncunun taşını almışsanız 1 puan taştan, 1 puan da alandan kazanırsınız. Ama rakip taşlara hücum etmek her zaman kazançlı olmayabilir.</p>
<p>Bir taş, rakip taşlar tarafından şekildeki gibi çevrelenmişse taş ölmüş demektir. Aynı şekilde birden fazla taş rakip tarafından çevrelenmişse çevrelenen taşlar rakibin taşları ve alan da rakibin olmuştur.</p>
<p>Aslına bakarsanız bütün kural bundan ibarettir denilebilir. Bunun dışında birkaç adet temel terim vardır. Bunların hepsini playgo’dan okuyabilirsiniz.(bkz [5]) Bütün hamle olasılıklarını -mümkün değil- bir yazıyla anlatamam. Ayrıca verdiğim diğer linklerden de daha ayrıntılı bilgiler alabilirsiniz.</p>
<p>İleriki sayılarımızda GO ile ilgili daha ayrıntılı yazılar okuyabilirsiniz. Ayrıca GO problemleri çözmek isterseniz <a href="http://www.goproblems.com/" target="_blank">buraya</a> tıklayınız.</p>
<p><strong>Kaynaklar:</strong></p>
<ul>
<li><a href="http://www.bilisimdergi.com/Bir-Yasam-Tarzi-11-10.html" target="_blank">http://www.bilisimdergi.com/Bir-Yasam-Tarzi-11-10.html</a></li>
<li><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Go">http://tr.wikipedia.org/wiki/Go</a> [2]</li>
<li><a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Shannon_number">http://en.wikipedia.org/wiki/Shannon_number</a> Satranç karmaşıklığı sayısı[3]</li>
<li><a href="http://www.go.metu.edu.tr/yazi1.html">http://www.go.metu.edu.tr/yazi1.html</a> GO terimleri[4]</li>
<li><a href="http://playgo.to/iwtg/en/">http://playgo.to/iwtg/en/</a> GO ya giriş temel teknikler.[5]</li>
<li><a href="http://gobase.org/studying/rules/?id=9&amp;ln=tr">http://gobase.org/studying/rules/?id=9&amp;ln=tr</a> [6]</li>
<li><a href="http://www.goproblems.com/">http://www.goproblems.com/</a> Go problemleri için[7]</li>
<li><a href="http://www.usgo.org/">http://www.usgo.org/</a> Amerikan Go federasyonu[8]</li>
<li>Go Art and Philosophy By Hajime Okada[9]</li>
<li>The Game of Go: Speculations on its Origins and Symbolism in Ancient China By Peter  Shotwell © 2002[10]</li>
<li>THE GAME OF GO: A CHINESE WAY OF SEEING THE WORLD by Elisabeth Papineau[11]</li>
</ul>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sinanerdinc.com/go-oyunu-nedir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tweak-7 ile Hızlı Windows 7</title>
		<link>http://www.sinanerdinc.com/tweak-7-ile-hizli-windows-7/</link>
		<comments>http://www.sinanerdinc.com/tweak-7-ile-hizli-windows-7/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 07 Feb 2010 11:33:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sinan Erdinç</dc:creator>
				<category><![CDATA[Teknoloji ve İnternet]]></category>
		<category><![CDATA[hızlı Windows 7]]></category>
		<category><![CDATA[tveak 7]]></category>
		<category><![CDATA[tveak7]]></category>
		<category><![CDATA[tweak 7]]></category>
		<category><![CDATA[tweak 7 dosyalar]]></category>
		<category><![CDATA[tweak 7 download]]></category>
		<category><![CDATA[tweak 7 kullanımı]]></category>
		<category><![CDATA[twiak 7]]></category>
		<category><![CDATA[Windows 7]]></category>
		<category><![CDATA[yavaş vista]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sinanerdinc.com/?p=675</guid>
		<description><![CDATA[Windows 7’ye başlayan ve zamanla, güncellemeler ve birçok sistem içinde biriken gereksiz dosyalardan dolayı bilgisayarınızın yavaşladığını hissetmeye başlayanlardan biri iseniz eminim bir çözüm arayışına girmişsinizdir. Bu konuda yardımcı olabilecek en iyi program Tweak-7 olsa gerek.
Tweak-7 için en önemli ayırt edici özellik, girişte söylediğim gibi sistem üzerindeki etkisidir. Bu özelliği sayesinde sistemi otomatik şekilde temizleyebildiği gibi, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" title="tweak7" src="http://www.gigaz.net/wp-content/uploads/2009/08/2qdwth0-150x150.jpg" alt="2qdwth0 150x150 Tweak 7 ile Hızlı Windows 7" width="150" height="150" />Windows 7’ye başlayan ve zamanla, güncellemeler ve birçok sistem içinde biriken gereksiz dosyalardan dolayı bilgisayarınızın yavaşladığını hissetmeye başlayanlardan biri iseniz eminim bir çözüm arayışına girmişsinizdir. Bu konuda yardımcı olabilecek en iyi program Tweak-7 olsa gerek.</p>
<p>Tweak-7 için en önemli ayırt edici özellik, girişte söylediğim gibi sistem üzerindeki etkisidir. Bu özelliği sayesinde sistemi otomatik şekilde temizleyebildiği gibi, her programın sistem üzerindeki etkisini gösteren grafiksel gösterimleri sayesinde istediğiniz programları kendiniz kısıtlama şansına da sahipsiniz.</p>
<p>Tweak-7 Windows 7’nin hem 32 bit hem de 64 bit versiyonları için çalışabilmektedir. Dil olarak ise İngilizcenin yanında Almanca, Rusça da eklenmiş olup yakın süreç içerisinde Fransızca kullanım şansı da kullanıcılara sunulacaktır.</p>
<p>Sistem temizleme, Tweak-7 için sadece bir başlangıç sayılabilir. Bunun yanında, birçok yardımcı özelliği sayesinde, özellikle bilgisayar kişiselleştirmesi için yardımına ihtiyaç duyacağınız bir programdır. Bu konuda bize ne faydalar sağladığına sırayla bir göz atarsak;</p>
<p>1.Basit bir şekilde sistem dosya ve klasörlerini istediğiniz yere taşıyabilirsiniz.<br />
2.Eğer denetim masasına erişimi engellemek istiyorsanız istediğiniz şekilde kısıtlamalar getirebilirsiniz.<br />
3.Başlat menüsünde istenilen kısımları gizleyebilir, isterseniz yeni içerikler ekleyerek daha kullanışlı bir menü elde edebilirsiniz.<br />
4.Masaüstü ve görev çubuğuna istenilen ekleme veya değişimleri Tweak-7 menüsü üzerinden kolayca istenilen şekilde getirebilirsiniz.</p>
<p>Biraz da işin görsel ve eğlenceli kısmına geçelim. <a href="http://www.sinanerdinc.com/tag/tweak-7/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with tweak 7">Tweak 7</a>, bilgisayarınızda olan işlemleri, kullanılan belleği ya da disk üzerindeki çalışmaları izlemek ve istenilen değişiklikleri kolayca yapabilmeniz için basit ama etkili grafikler sunmaktadır. Bu kısma da şöyle bir göz atarsak;</p>
<p>“System information + tweaks”  yazılı kısma tıkladığımızda karşımıza:</p>
<p>1.System information,<br />
2.Core system tweaks,<br />
3.Auto start log on and shut down ve<br />
4.Tools and utilities başlıkları çıkacaktır.</p>
<p>1)System infotmation: Bu kısımda açılacak başlıkların tamamının ilginizi çekmiş olması lazım. Bilgisayarınızın genel özellikleri ve Windows bilgileri dışında her programın işlemci ve hafıza üzerinde ne kadar zorlama yaptığını grafiksel olarak inceleyebilirsiniz. Ayrıca disk sürücülerinin kullanımını ve ağ trafiğini de incelemeniz mümkün.</p>
<p>2)Core system tweaks: Bu bölüm 3 alt başlıktan oluşmaktadır ve amacı tamamıyla optimize etmektir. İşlemci veya RAM üzerinde değişikler yapabilirsiniz, ne kadar kısmın gerekli olduğuna göre optimum kullanımlar sağlayabilirsiniz.</p>
<p>3)Auto start log on and shut down: Bu kısım ise 2 alt başlık içerir. 1. alt başlık sayesinde Windows’unuzun açılışı esnasında hangi programların açık kalacağına karar verebilirsiniz. Gerekli olduğunu düşünmediğiniz programları kapatarak sisteminizi daha hızlı hale getirebilirsiniz. 2. alt başlık sayesinde kendi kullanıcı adı ve şifrenizi girerek otomatik log on yapmanız sağlanır.</p>
<p>4)Tools and utilities: Son başlık olan bu kısım sayesinde istediğiniz isim altında sanal diskinizi yaratabilirsiniz. Yaratılan sanal diskin kişiye özel veya genel olarak kullanılma ayarlarını bu kısımdan düzenleyebilir, istediğiniz zaman aynı şekilde sanal diskinizi iptal edebilirsiniz.</p>
<p><img class="aligncenter" title="tweak 7" src="http://www.bilisimdergi.com/upload/Image/subat2010/6image2.png" alt="6image2 Tweak 7 ile Hızlı Windows 7" width="580" height="389" /></p>
<p><a href="http://www.bilisimdergi.com/Daha-Kullanisli-ve-Hizli-Windows-7-icin-11-6.html" target="_blank">Kaynak</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sinanerdinc.com/tweak-7-ile-hizli-windows-7/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Web Konferans Sistemi</title>
		<link>http://www.sinanerdinc.com/web-konferans-sistemi/</link>
		<comments>http://www.sinanerdinc.com/web-konferans-sistemi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 06 Feb 2010 11:26:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sinan Erdinç</dc:creator>
				<category><![CDATA[Teknoloji ve İnternet]]></category>
		<category><![CDATA[dimdim]]></category>
		<category><![CDATA[dimdim wen konferans]]></category>
		<category><![CDATA[dimdim.com konferans]]></category>
		<category><![CDATA[dimdim.com nedir]]></category>
		<category><![CDATA[dimdim.com üyelik]]></category>
		<category><![CDATA[Web Konferans]]></category>
		<category><![CDATA[Web Konferans Sistemi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sinanerdinc.com/?p=674</guid>
		<description><![CDATA[Bilişim teknolojileri birçok alanda büyük gelişmelerin yaşanmasını sağladı.  Eğitim alanında da çok önemli gelişmeler yaşandı.  Bu gelişmelerden birisi de, bilişim teknolojileri yardımı ile insanlara okula  gitmeden  eğitim  vermemizi sağlayan “uzaktan eğitim kavramı” oldu.  Ülkemizde de birçok üniversite uzaktan eğitim ile ön lisans ve yüksek lisans programları açtı.  Uzaktan eğitim kavramı uzun bir zamandır hayatımızda olmasına [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" title="dimdim.com, wen konferansı" src="http://www.bilisimdergi.com/upload/Image/subat2010/4image1.png" alt="4image1 Web Konferans Sistemi" width="312" height="193" />Bilişim teknolojileri birçok alanda büyük gelişmelerin yaşanmasını sağladı.  Eğitim alanında da çok önemli gelişmeler yaşandı.  Bu gelişmelerden birisi de, bilişim teknolojileri yardımı ile insanlara okula  gitmeden  eğitim  vermemizi sağlayan “<strong>uzaktan eğitim kavramı”</strong> oldu.  Ülkemizde de birçok üniversite uzaktan eğitim ile ön lisans ve yüksek lisans programları açtı.  Uzaktan eğitim kavramı uzun bir zamandır hayatımızda olmasına rağmen verimliliği konusunda tartışmalar yaşandı, halen de yaşanmaktadır. Temel tartışma noktası ise çoğu zaman <strong>etkileşim</strong> kavramı oldu. Uzaktan eğitimde öğretmen ile öğrenci arasında yeterince etkileşim sağlanamadığı ve bunun sonucunda da uzaktan eğitimin yeterince verimli olamadığı üzerinde söylemler geliştirildi. Elbette bunların bir kısmı haklı eleştirilerdi.</p>
<p>Uzaktan Eğitim kavramında bu etkileşim sorununu çözmek için farklı yöntemler ve araçlar kullanıldı. Bunlardan birisi “<strong>Web konferans sistemleri”</strong>dir. Web konferans sistemleri internet üzerinden görüntülü, sesli ve yazılı derslerin yapılmasına imkân tanımıştır. Web konferans sistemleri konusunda birçok firma ücretli veya ücretsiz birçok yazılım üretmiştir. Günümüzde en çok dikkat çeken sistemlerden birisi Dimdim Web konferans sistemidir.</p>
<p>Dimdim, açık kaynak kod felsefesi üzerine inşa edilmiş ücretsiz bir Web konferans sistemidir. Rakipleri olan Adobe Connect,  Webex, GoToMeeting gibi sistemler karşısında hızla büyümektedir.  Sitenin kullanıcılarına sunduğu ücretsiz birçok özellik bulunmaktadır.  Temelde Dimdim bize üç farklı seçenek sunmaktadır. Şimdi bunlara daha yakından bakalım:</p>
<p><span><strong>Dimdim Free  Seçeneği:</strong></span><span>Bu seçenek ile hiçbir kurulum veya yapılandırma işlemi yapmadan <a href="http://www.dimdim.com/">www.dimdim.com</a> sitesi üzerinden kendimize ait bir hesap oluşturabilir ve bu hesap üzerinden 20 kişiye kadar Web konferanslar verebiliriz.</span></p>
<p><span><strong>Dimdim Pro Seçeneği: </strong></span><span>Bu seçenekte ise aylık 19 $ gibi bir ücret ödeyerek 50 katılımcıya kadar Web konferanslar düzenleyebiliriz. Bu seçenekte de herhangi bir kurulum veya yapılandırma yapmamıza gerek yoktur. Sistem üzerinde kendimize bir hesap açmış olmamız yeterlidir. </span></p>
<p><span><strong>Dimdim Server Seçeneği: </strong></span><span>Dimdim sistemini kendi sunucularımıza da kurabiliriz. Dimdim programının kurulum dosyalarını ücretsiz bir şekilde indirebilir ve bunu kendi sunucularımıza (Linux veya Windows) kurabiliriz.</span><br />
Bunun yanında sistemin diğer önemli özellikleri aşağıda verilmiştir.  Bunlar;</p>
<ul>
<li> Sesli ve videolu sohbet</li>
<li> Chat bölümü</li>
<li> Kurulum gerektirmemesi (server sürümü hariç)</li>
<li> PowerPoint ve PDF dokümanları ile sunum imkânı</li>
<li> Sistem içerisinde genel ve özel mesajlaşmalara izin vermesi</li>
<li> Ekran paylaşmaya imkân vermesi</li>
<li> Online Web konferanslarını kaydetme ve daha sonra yayınlama imkânı</li>
<li> Outlook entegrasyonu ile e-mail ve takvim yönetimi imkânı</li>
<li> Ve belki de en önemlisi sistemin açık kaynak olması</li>
</ul>
<p>Ayrıca Dimdim sistemi şu anda Internet Explorer,  Mozilla Firefox ve Apple Safari ile sorunsuz bir şekilde çalışmaktadır. Yani bu durumda bu sistemi hem Linux, hem Windows hem de Mac OS kullanıcıları rahatlıkla kullanabilir.</p>
<p>Şimdiye kadarki deneyimlerime dayanarak sistemin en iyi Mozilla Firefox ile çalıştığını söylemek yanlış olmaz. Takvim özelliği sayesinde çeşitli günlük,  haftalık veya aylık Web konferansları çizelgesi oluşturmamız da mümkün.  Ayrıca Dimdim sistemini Moodle içerik yönetim sistemi içerisine entegre edip bu şekilde kullanmak da mümkün. Bu entegrasyon sayesinde uzaktan eğitim için tam bir çözüm ortamı yaratılmış olmaktadır.</p>
<p>Sistemi daha yakından tanımak ve hatta kullanmaya başlamak için <a href="http://www.dimdim.com" target="_blank">www.dimdim.com</a> adresine giderek bir hesap açmanız yeterli.<br />
<a href="http://www.bilisimdergi.com/Web-Konferans-Sistemi-11-4.html" target="_blank"></a></p>
<p><a href="http://www.bilisimdergi.com/Web-Konferans-Sistemi-11-4.html" target="_blank">Kaynak</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sinanerdinc.com/web-konferans-sistemi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
